Kategori arşivi: HAYDİ OYNAYALIM

Donmuş Hazineler Oyunu

Bebeğim Mavi ile birlikte donmuş hazineler oyunumuzu iki kere oynadık.

İlk oyunumuzu bebeğim 5 aylıkken yapmıştık. Bunun için bir kabın içerisine buzdolabı magnetlerimizden koydum. Çiçek, balık gibi ilgisini çekebilecek magnetler seçtim. Önce magnetler ile tanıştı uzun uzun oynadı sonrasında magnetleri su dolu bir kabın içerisine koyarak buzdolabının üst kısmına donmaya bıraktım. Magnetlerimizin olduğu su dolu kap donduktan sonra buz kütlesini kabından çıkardım ve daha büyük bir kaba koyarak oyunumuza başladık. Bebeğime önce oyunumuzu anlattım ” Haydi tatlım birlikte donmuş hazineleri bulalım, bizim güzel çiçeğimiz, balığımız neredeymiş bakalım” diyerek oyunumuzu başlattık. Mavi ilk başta eli buza değdiğinde oooo efekti ile çok şaşırdı, bir eline bir bana baktı, soğukluk hissi çok değişik gelmişti. Sonrasında çiçeği, balığı tutmaya çalıştı ama buzun içerisinde olduğu için yakalamıyor ve şaşkınlığı daha da artıyordu. Sonrasında buz kütlesinin üzerine ılık su dökmeye başladım, ılık su ile birlikte buz kütlesi yavaş yavaş erimeye, hazinelerimiz ortaya çıkmaya başlamıştı.

donmushazineler2

Buz kütlemiz tamamen eriyip çiçek, balık magnetlerimiz suyun içerisinde kalınca, Mavi hazinelerimize kavuşmuş, rahatlıkla tutabiliyor hale geldi ve hazinelerimize ulaşmanın keyfini doya doya çıkardık.

İkinci donmuş hazineler oyunumuzu bebeğim 9 aylıkken oynadık. Bu sefer su dolu kabın içerisine üçgen, daire ve kare nesnelerimizi koydum ve bir gün önceden donmaya bıraktım. Burada önemli olan bebeğimin bu nesneleri önceden tanıyor, biliyor ve sık sık oynuyor olmasıydı.

donmushazineler

Kabımız dondu ve biz oyunumuzun keyfini çıkarmaya başladık. bebeğim artık 9 aylıktı ve oyunlarımız daha keyifli hale gelmişti. Tepkilerini çok net belli ediyor ve oyunlarımızın tadını daha doya doya çıkarabiliyorduk.

Oyunumuzu oynarken dinlediğimiz şarkıya http://www.youtube.com/watch?v=d8FwBSITW-4 linkinden ulaşabilirsiniz.


Seni seviyorum bebeğim…

 

Tut-Çek-Salla Oyunları

0-3 aylık dönemde bebeğime önceleri parmağımı sonraları bir oyuncağını vererek tutmasını istiyordum. Bu dönemde oyun halımızın bize çok faydası oldu. Oyun halımızın üzerinde asılı duran minik hayvan figürlerini yakalamak, tutmak için çok güzel çaba sarf ediyordu pamuk kızım:)

3-6 aylık dönemde bebeğim için Tut-Çek Oyumuz u hazırladım.  Bu oyun için ayakkabı kutusu ve bir adet fular kullandım. Ayakkabı kutusunun kapağında içerisinden fuları çıkarabilecek büyüklükte bir açıklık kestim ve fuları içerisine koyarak tut-çek oyunumuz oynamak için bizi bekliyordu.  ( Oyunlarımızı mutlaka tekrar ediyoruz, çünkü en iyi öğrenme yolu tekrardır;))

cekoyunu

Bebeğime oyuna başlamadan önce oyunumuz hakkında bilgi verdim.

“Haydi bebeğim bakalım kutunun içinden ne çıkacak, önce tutup sonra çekmeye hazır mısın tatlım”

Oyunumuzu önce ben oynadım. Çook keyif aldığımı da göstererek fuları tuttum ve yavaşça çekmeye başladım. ” Aaaa ben fuları çekiyorum, çok güzel bir fular bu, ne güzel çekiyorum” diyerek:) Sonra bebeğime kutuyu vererek  ” Sıra sende tatlım” dedim ve fuları çekerken ki heyecanı gerçekten görülmeye değerdi.

6-9 aylık dönemde bebeğim için iki oyun hazırladım.

Oyunlarımızdan ilki Tut-Hisset-Çek Oyunu idi. Bu oyunumuz için farklı dokularda kumaşlardan ( polar, süet, deri, saten, pamuklu, keten ) birer parça keserek birbirine bağladım ve bir kutunun içerisine koydum. Kutunun kapağından açtığım delik ile hazırladığım kumaş zincirini bu delikten dışarı çıkardım.  Bebeğim kumaşlardan ilkini tuttuğunda ve çekmeye başladığında farklı dokuları hem hissedecek hem de çekmenin ve başarmanın tadını çıkaracaktı böylece.

Tut-Hisset-Çek oyunumuzu çook büyük bir keyifle oynadık. Oynarken dinlediğimiz müziğe http://www.youtube.com/watch?v=rafox-9P3r8 linkinden ulaşabilirsiniz.

6-9 aylık dönemde oynadığımız ikinci oyunumuz Tut-Çek-Salla oyunu idi. Bu oyunumuz için farklı renklerde asetatları ince uzun şeritler halinde kestim.  ( Minik bir öneri benden size; bu oyun için farklı renklerde kapaklı dosyaların arka yüzeyleri de olabilir, farklı dokularda kumaşlar da olabilir.)

tutceksalla

İnce uzun şeritler halinde kestiğim renkli renkli asetatları duvara yapıştırdım. Tut-Çek-Salla oyunumuz artık bizim için hazırdı. Mavi’ye oyunumuzu anlattım.

” Şimdi birlikte çook güzel bir oyun oynayacağız bebeğim, renkleri tutup çekeceğiz sonra da sallayacağız, haydi oyunumuza başlayalım, eminim çook keyifli olacak ikimiz için de”

Biz çook eğlendik. Size de keyifli oyunlar, boool kahkahalar diliyorum. Mutlu yüzler, mutlu çocuklarımız için;)

 

Beş Duyu Oyunları

Bebeğim Mavi doğduğundan bu yana her ay beş duyu oyunlarını büyük bir keyifle oynarız. Gerçekten de beyin gelişiminde beş duyu oyunlarının önemi çok büyük. Bebek beyin gelişiminde oynanan dokunma, dinleme, koklama, görme ve tatma oyunlarının çok büyük bir yeri var.

DOKUNMA OYUNLARIMIZ

0-3 aylık dönemde bebeğim Mavi için birbirinden farklı dokularda kumaşlar almıştım. ( Deri, süet, kadife, polar, keten, pamuklu, saten kumaşlar)

Bebeğime önce oyunumuzu anlattım. Birlikte kumaşların dokusunu çok güzel bir şekilde hissedeceğimizden bahsettim. ” Haydi kumaşları hissedelim mi bebeğim” diyerek oyunumuzu oynamaya başladık. Bebeğimin altında sadece bezi kalacak şekilde farklı dokulardaki kumaşları vücudunda gezdirmeye başladım. Her bir kumaşı vücudunda gezdirirken ” hissediyor musun tatlım” diyerek bebeğimin yüzüne gülümsüyordum.

dokuoyunu

3-6 aylık dönemde bebeğim için dokunma tepsisi hazırladım. Dokunma tepsimizde farklı dokularda nesneleri bir araya getirmeye çalıştım. ( pamuk, taş, sünger, kaygan sabun, ılık su, buz, yapışkan bant…)

Bebeğim artık motor becerileri gelişmiş ve nesneleri elleri ile rahatça kavrayabiliyor durumda idi.  Hazırladığım doku tepsisini önümüze aldık ve oyunumuzu anlattım Mavi’ye. “Haydi bebeğim birlikte hissedelim mi nesnelerimizi” diyerek oyunumuza başladık. Dokunması için önce eline pamuğu verdim ve pamuğun ne kadar yumuşak olduğunu hissettiğimizi söyledim. Hemen arkasından taşı vererek eline, taşın ne kadar sert olduğunu söyledim ve bu zıtlıklara dokunup hissederek oyunumuzu tamamladık.

dokunmaaa

6-9 aylık dönemde bebeğim için tekrar doku tepsisi oyununu oynadık. Bu sefer nesnelerimizi, sadece ellerimiz ile değil tüm vücudumuz ile hissetmeye çalıştık. Özellikle minik ayaklarımız bu oyundan çok keyif aldı ve biraz da şaşırdı:)

Bununla birlikte doku oyunumuzu çimlere, kuma, sıcak suya, soğuk suya dokunarak, basarak devam ettirdik.

dokunma22

En güzel his bebeklerimize dokunmak aslında.

KOKLAMA OYUNLARIMIZ

Bebeğim için her 3 aylık dönemde koku tepsisi hazırladım. Tamamen doğal kokulardan oluşan koku tepsimize lavanta tohumları, fesleğen, nane, muz, çilek, limon, tarçın çubukları, kahve taneleri, mısır ve turşuyu ayrı ayrı kaplarda yerleştirdim.  Her oyunu oynarken mutlaka bebeğime oynayacağımız oyundan bahsederim. Koklama oyunumuzda da bebeğime birbirinden farklı kokuları keşfedeceğimizden bahsettim ve “Haydi tatlım koku oyunumuzu beraber oynamak için sabırsızlanıyorum” dedim. İlk aylarda her bir koku kabını önce kendi burnuma götürüp nasıl koklayacağımızı gösterdim, sonra bebeğimin burnuna götürüp “Haydi sıra sende bebeğim” dedim.

kokkk

6-9 aylık dönemde bebeğim koklamayı öğrenmişti ve anne sütünün yanında ek gıdaya geçmiştik. Bu yüzden koku tepsimize doğal kokularımızı küçük tabaklar içerisine yerleştirdim ki kendi başına, kokuları alıp rahatlıkla koklayabilsin ve ağzına alabilsin diye. Malum oral dönemdeydik ve her şeyi ağzımız vasıtasıyla tanıyorduk. Hem koklayıp hem de tadına bakıyorduk artık:)

kokuoyunu

Artık Mavi ile birlikte çiçekleri, havayı, çimenleri, bütün güzellikleri kokluyoruz birlikte mis gibi:)

koklama222

En güzel koku bebeklerimizin kokusu aslında.

DİNLEME OYUNLARIMIZ

Bebeğim ile 1 aylık olduğundan bu yana dinleme oyunlarını keyifle oynarız.

0-3 aylık dönemde dinleme oyunlarımız için çıngırak, tef, ziller kullanırdık. Örneğin; çıngırağı bebeğimin sağ tarafında sallayarak “Haydi sesi dinleyelim, ses nereden geliyor tatlım” diyerek oyunumuza başlardık. Aynı şekilde çıngırağımızı bebeğimin sol tarafında, başının üzerinde ve değişik yerlerde sallayarak sesin geldiği yönü bulmaya çalışırdık. Minicik bebeğimin çıngırak sesine ( sağ tarafında salladığımda ) sağ tarafına başını çevirerek bakması, sesin geldiği yönü bulmaya çalışması harikaydı gerçekten de.

3-6 aylık dönemde dinleme oyunumuzda evdeki sesleri dinliyorduk. Musluktan akan suyun sesi, çamaşır makinesi sesi, saç kurutma makinesi sesi, şişenin içindeki mısır tanelerinin sesi gibi.

“Haydi bebeğim, evimizdeki sesleri dinleme oyunu oynayalım birlikte” diyerek, Mavi ile birlikte evimizde ses safarisine çıkıyorduk:)

“Aaa çamaşır makinesi sesini duyuyor musun tatlım, nasıl değişik sesler çıkıyor değil mi”

“Aaa musluktan akan suyun sesini duyuyor musun bebeğim, şırıl şırıl, ne kadar rahatlatıcı değil mi”

dinleme (2)

6-9 aylık dönemde artık sesleri kendimiz hazırlamaya, hatta bu seslerden müzik yapmaya başlamıştık. Bunun için boş pet şişelerinin içerisine mısır, pirinç, çay, nohut, para vb nesneleri koyarak kendi müzik enstrümanlarımızı yaptık.

oyun1

Yaptığımız eğlenceli müzik gösterimize sizleri de davet ederim:)

Mavi 10 aylık oldu ve benim şimdiden en yakın arkadaşım. Onunla oyunlarımızı oynamak, keyif aldığını, mutlu olduğunu görmek benim için dünyanın en değerli duygusu. Gerçekten de çocuk dünyanın en büyük saadetiymiş.

Dinlediğimiz en güzel ses bebeklerimizin kahkahası, en güzel ritim onların kalp atışları:)

dinleme

GÖRME OYUNLARIMIZ

0-6 aylık dönemde bebeğim ile birlikte bol bol geziler yapıp dışarıda hayvanları, çiçekleri, gökyüzünü, yağmuru izledik. Bununla birlikte kitapevlerini, oyuncakçıları da sık sık ziyaret ettik ki bizim için gerçekten görsel şölen niteliğinde oldu. Renk renk kitaplar, ışıl ışıl oyuncaklar. Her birinin önünde “kırmızı renkli bir kitap bebeğim, sarı ışıklı bir araba tatlım” diyerek renkler, ışıklar hakkında konuşuyordum.

görme

6-9 aylık dönemde görme oyunumuz için uçan balonları kullandık. Oyunumuza başlamadan önce bebeğim Mavi’ye oyunumuzdan bahsediyorum her zaman ki gibi:) “Şimdi seninle birlikte uçan balonlarımızı gökyüzüne bırakacağız ve yükseldiklerini, ne kadar çook yukarıya uçtuklarını beraber izleyeceğiz, ben uçan balonlarımızı izleme oyunumuz için çook heyecanlıyım, haydi birlikte oyunumuzu keyifle oynayalım tatlım”

izleme

Uçan balonlarımızı tek tek gökyüzüne bıraktık ve taaa yukarılara kadar yükselişini çok büyük bir şaşkınlıkla izledik. Güzel bebeğim benim o şaşıran surat ifaden yok mu, seni çok seviyorum.

 TATMA OYUNLARIMIZ

0-6 aylık dönemde tatma oyunumuz için menümüz belliydi bizim:) Sadece anne sütü. Şanslı annelerdendim. İlk 6 ay boyunca sadece anne sütü ile beslendi bebeğim. Bunun için ben de elimden gelen tüm çabayı sarfettim. Tadını sevsem de sevmesem de benim için önemli olan bebeğim için, sütümün olması için süt yapan yiyecekler, çaylar vb tükettim, biberondan uzak durdum, hem bebeğimin zihinsel fiziksel gelişimi için hem de ikimizin duygusal gelişimimiz için anne sütünün önemi yadsınamaz. Bebeğimi her emzirdiğimde hissettiğim duygular hayatım boyunca hissettiğim çok mucizevi duygulardı.

tatma

Oyun Sırası Annelerde:)

SEVGİ SAATİ OYUNU

İnstagramda her ay “oyun sırası bizde” haftası yaparız ve anneler ile hep birlikte başlarız oyun oynamaya ne de olsa oyun oynamanın yaşı yoktur değil mi;)

İlk oyunumuz sevgi saati oyunumuzdu. Hepimiz kendi sevgi saatimizi yaptık. Saatimizi yaparken tek dikkat edeceğimiz nokta saatlerimizin 10’u 10 geçeri göstermesiydi. Çünkü saatin 10’u 10 geçmesi demek sevgidir, güvendir, mutluluktur.10’u 10 geçen saatte akrep ve yelkovan kollarını sevgi için açmıştır. Dikkat edin bu yüzden bütün saat reklamlarında saatler hep 10’u 10 geçeri gösterir.
Biz de zamanımızı sevgi saatinde yani 10’u 10 geçe de durdurma kararı aldık ve oyunumuz başladı. 10’u 10 geçeri her şey ile ifade ettik ve harika fikirler çıktı gerçekten de.

IMG_20140602_130024

BENİM ADIM SEVGİ OYUNU

Oyun sırası yine bizdeydi. En büyük sevgi çocuk sevgisi ise biz de çocuklarımızın isimlerini sevgi ile yazdık. İster kâğıtlarla, ister yiyeceklerle, ister çiçeklerle…Yaratıcılık zamanı bizler içindi ve gerçekten de yine harika fikirler çıktı.

IMG_20140620_214810

IMG_20140623_153639

MUTLU ELLER OYUNU

Oyun sırası yine bizdeydi;) Bu sefer ellerimizle mutluluğu ifade etmeye çalıştık. Eller ve mutluluktu konseptimiz ve yine harikalar çıktı.

IMG_20140707_183122

IMG_20140714_114255

Yine yeniden çook keyifli oyunlarda buluşmak dileğiyle…
Oyunla, mutlulukla, sevgiyle kalın…

Işık Oyunları

Işık oyunlarını bebeğim Mavi ile birlikte her ay oynarız. İlk 3 aylık dönemde ışık refleksi oyunlarını oynuyorduk. Önce bebeğime oynayacağımız oyunu anlatıyordum, sonrasında   ” Haydi birlikte bu güzel ışık oyununu oynayalım” diye söylüyordum. Karanlık bir odada ışığı birden açtığımda gözlerini kısmasını oyuna çevirmiştik böylece.

Sonraki 3 aylık dönemde (3-6 ay) ışık oyunlarımızı daha keyifli hale getirmeye başladık. Karanlık bir odada duvara basit hayvan resimlerinin olduğu figürleri yapıştırıp figürlere beyaz ışık tutarak figürleri hikayeleştiriyordum. Örneğin; bir inek figürüne beyaz ışığı tuttuğumda ” aaa ne güzel bir inek değil mi, mö möö diye sesleniyor, seni seviyoruz inek” şeklinde cümlelerle hem hayvanları tanımasını hem de ışık ile görme duyusuna hitap etmeyi sağlamayı çalışıyordum.

isikoyunu

6-9 ay döneminde ışık oyunlarımızı daha eğlenceli ve renkli hale getirdik. En sevdiğimiz ışık oyunu ABC oyunu oldu. Renkli kartonlara büyükçe A, B, C yazıp kestim ve kestiğim harfleri karanlık bir odada duvara yapıştırdım.  Oyun içerisinde kullanacağımız renkli ışıklarımızı da hazırladık.

abcoyunuresim

Artık oyunlarımıza şarkıları müzikleri de dahil etmeye başlamıştık, böylece hem görme hem de duyma duyumuza hitap ediyorduk. Bu oyun için en sevdiğimiz alfabe şarkımız A’cım B’cim C’cim şarkısı. ( Şarkıya http://www.youtube.com/watch?v=otpd5kABsYA linkinden ulaşabilirsiniz. )

Oyunumuza başlamadan önce bebeğime ABC oyunu oynayacağımızı ve bu güzel oyun için ne kadar heyecanlı olduğumu anlattım ve sonrasında “Haydi bebeğim birlikte ABC oyunumuzu oynayalım” diyerek oyunumuzun tadını doya doya çıkardık.

Evcilik Oyunu

Şimdiye kadar en keyifle hazırladığım oyunlardan biriydi “Evcilik Oyunu “:)

Yeter ki oyun oynamak isteyelim, yeter ki içimizdeki çocuk eşlik etsin bakış açılarımıza, hayal gücümüze…

“Evcilik Oyunu” benim için tam da böyle bir oyun oldu, içimdeki çocuk eşlik etti hayal gücüme ve sadece köpük bardakları kullanarak bir oturma grubumuz oldu bu sayede.

Evcilik deyip geçmeyin, uzmanlar evcilik oyunu hakkında şöyle diyor: Her ne kadar kız çocuk oyunu gibi gözükse de, hem kız hem de erkek çocuklarımızı evcilik oynamaya teşvik etmeli ve bunun için gerekli ortamları hazırlamalıyız. Çocuklar oyun oynarken çevrelerindeki yetişkin modellerini canlandırır, kendilerini tanıma fırsatı bulurlar ve en önemlisi hayallerini diledikleri gibi aktarabilirler. Bu sayede hayal güçleri, farklı düşünebilme becerileri ciddi gelişme gösterir. Gerçekten de evcilik oyunu bir çocuğun sağlıklı sosyal-duygusal gelişimi için olmazsa olmazlarındandır.

Geçen günlerde pedagogumuza rutin gelişimimiz için gittiğimizde bize evcilik oyununun öneminden bahsetti ve kız/erkek çocuk farketmez, her çocuğun mutlaka bir oyuncak bebeği, oyun oynayabileceği bir mutfak seti ve ev seti olması gerektiğinden ve bunun gelişimi için ne kadar önemli olduğundan bahsetti.

Bunun üzerine evcilik oynayabilmemiz için bebekler , oyuncak çay seti aldım ve gerçekten de evcilik oyununu oynamaya başlayan 15 aylık bebeğimi izlerken çok duygulandım, bebeğim büyümüş ve evcilik oynamaya başlamıştı.

Evcilik oyunu için ne yapabilirim diye düşünürken, köpük bardaklardan bir oturma grubu yapmaya karar verdim. Köpük bardakların bir gün böyle harika bir şeye eşlik edeceği hiç aklıma gelmezdi gerçekten.

DSC_1132_1

Köpük bardakların ağzını sandalyelerin ve masanın ayakları olacak şekilde kestim önce.

DSC_1134_1

Sandalyelerimiz için yine bir köpük bardaktan sırtlık kestim bir parça ve yapıştırdım sırtlık bölümünü sandalyelerimize.

Sonrasında el işi kağıtlarından kestiğim yuvarlak şeklindeki parçaları minder niyetine yapıştırdım sandalyelerimizin üstüne ve masa örtüsü niyetine masamızın üzerine:)

DSC_1135_1

Oturma grubumuzun son haline bakalım mı şimdi:)

DSC_1136_1

Misafirlerimiz de gelsin o zaman:)

DSC_1138_1

Oyunla, sevgiyle, mutlulukla kalın…

PicsArt_1418409197594_1

 

Komşu Komşu Oyunu

Hani bir eşya ya da bir kıyafet alınca deriz ya bazen “ ömürlük “ bir eşya aldık, “yıllarca kullanırız” diye. İşte Komşu Komşu oyunu aslında tam da öyle bir oyun. Yıllarca oynanabilecek bir oyun. Bu yüzden dayanıklı malzemeden olması çok daha iyi.

İki adet büyük kalın mukavva yapacağımız ev için gerekliydi. Mukavvanın birini evi yapmak için diğerini de çatısını yapmak için kullandık ve 6 tane pencere açtık evimizde. Arkasına da şekildeki gibi bir düzenek oluşturduk. Bu düzeneği yapmamızın sebebi resimleri rahatça çıkarıp yerlerine yenilerini istediğimiz zaman koyabilmemiz içindi. Bu düzenek için mukavvadan küçük parçalar kesip pencerenin alt ve üst tarafına yapıştırdık. Bu sayede resimleri rahat koyup çıkarabiliyoruz, basit bir sürgü mekanizması gibi düşünün.

 

20140903_141052

20140903_141110

Komşularımızı oluşturmak için internetten bulduğum hayvan resimlerinin çıktısını aldım fotoğraf kağıdında. Biz hayvanları çok sevdiğimiz için hayvan resimleri seçtik. Her pencereye bir hayvan resmimizi koyduk. Şimdi sırada tık tık tık diye komşularımızın pencereleri çalıp kim varmış orada diye bakmak kaldı. Belki bir süre sonra hangi pencerede hangi hayvan arkadaşımız vardı acaba diye tahmin bile yürütmeye başlayabiliriz. Mesela “kedi neredeydi bebeğim” sorusuna kedinin olduğu doğru pencereyi açarak harika cevaplar alabiliriz. Bebeklerimizin hepsi birer dahi çünkü, yeter ki onların potansiyelinin farkında olalım. Bu sayede bebeklerimiz için eğlenceli bir hafıza oyunu olabilir komşu komşu oyunu.

20140903_141209

Pencerelerimize ileriki zamanlarda koymak üzere farklı resimlerin çıktılarını da hazırladım. Hayvan komşularımızdan sonra aile komşularımız da olabilir. Bu sefer pencereleri açıp bir bakarız ki anne, baba, dayı, teyze gibi akrabalarımız pencereden bize bakıyor. “Anne hangi pencerede acaba tatlım” diyerek oyunumuza devam edebiliriz.

20140903_141253

Aile komşularımız bir süre sonra taşınabilir, yerlerine vücudumuzdan oluşan komşular gelebilir diye düşünerek kulak, burun, ağız, göz, el ve ayak fotoğraflarından oluşan komşularımızı da hazırladım.

20140903_141235

Bu ömürlük bir oyun demiştim ya biraz daha ileriki zamanlar için sayılar ve harflerden oluşan fotoğraflarımız da komşu olmak için bekliyor bizleri:)

20140903_141307

Sarı evimizi salonumuzun duvarına Mavi’nin boy hizasına denk gelecek şekilde yapıştırdım. İstediği zaman komşularımızın pencerelerini çalabilsin ve istediği zaman komşularımızla görüşebilsin diye:)

20140903_142708

 

Keyifli komşuluklar ve çoook keyifli oyunlar diliyorum…

Çocuk oyunla ve sevgiyle büyür…

 

Mini Mini Basket Oyunu

Anne olduktan sonra kullandığım her şeyi nasıl değerlendirebilirim , nasıl oyun hazırlayabilirim, bebeğim için daha nasıl faydalı, eğlenceli olabilirim diye düşünmeye başladım. İşte yine bu düşünceler içerisindeyken çıkan harika bir oyun oldu bizim için “Mini Mini Basket ” oyunu. Malzememiz yoğurt kapları hem de. Yoğurt kaplarınızı atmayın olur mu:)

DSC_1041

Yoğurt kapları ile bebeklerimizin hem motor becerileri gelişimi hem de renk farkındalığı için çok keyifli bir oyunla bir aradayız.  Mini mini basket oyunumuz için biz 3 tane yoğurt kabını biriktirmek ile başladık.

DSC_1038

Sonrasında yoğurt kaplarının altlarını keserek basket potalarımız oluştu ve kapların dışını beyaz kağıtlar ile kapladık. Beyaz kağıtlar ile kaplanan yoğurt kaplarımıza bebeklerimiz için algıda farkındalık yaratabilmek aynı zamanda oyunumuza hem eğitsel hem de görsel fayda katabilmek için, elişi kağıtlarından top şeklinde ve boyutlarında kestiğimiz parçaları yapıştırdık. Biz 3 renk ile başladık. Kırmızı, mavi ve sarı renkleri kullandık. Sizler de istediğiniz kadar sayıyı arttırabilir ya da oyuna başka fikirleri de ilave ederek değişik boyutlar kazandırabilirsiniz;)

DSC_1064

Kırmızı , sarı ve mavi renklerdeki topları atabileceğimiz basket potalarımız hazırdı. Bebeğimizin boy hizasına denk gelecek şekilde duvara çift taraflı bant ile yapıştırdık. Ve sarı, kırmızı ve mavi renklerdeki toplarımızı da bir kutu içerisinde yanına koyduk. Artık oyunumuz hazırdı.

PicsArt_1417551215607

Önce ben oynadım, “kırmızı top seni kırmızı potaya atıyorum ve baskeeettt ” diyerek, sonra eşim oynadı “mavi top seni mavi potaya atıyorum ve baskeeett “diyerek…Bütün aile oyunumuzun başında seferber olduk. 14 aylık bebeğim şimdi çok eğlenerek basket yerine goool diyerek renkleri ayırt edebiliyor ve ilgili renkteki topu ilgili renkteki potaya atıyor. Ama bizim için en önemlisi bebeğimizin gerçekten mutlu olması ve yüzündeki gülücükler…

Sonuçta çocuk oyunla ve sevgiyle büyürmüş.

Sevgiyle ve oyunla kalın…