Kategori arşivi: HAYDİ OYNAYALIM

Akvaryum Oyunu

Önce bir akvaryumumuz olsun istedik, sonra içerisinde renkli renkli balıkları yüzdürerek eğlenelim istedik, bu sayede renkleri tanıyalım ve hatta her renkten ikişer tane olursa renkleri de eşleştirebiliriz dedik ve çook keyifle oynadığımız “Akvaryum ” oyunumuz çıktı ortaya.

Sadece su balonlarıydı malzememiz;)

20150128_215849

Su balonlarından 5 renk seçtik kendimize. Kırmızı, mavi, yeşil, sarı ve pembeyi tanıyalım önce dedik.  Önce renkleri tanımak sonra da eşleştirmek için aynı renkteki su balonlarımızdan ikişer tane seçtik.

20150128_215801

Cd kalemi ile ( suya dayanıklı olduğu için ) su ile doldurduğumuz balonlarımıza yüz çizdik, yüzgeç çizdik.

20150128_215825

 Veee balıklarımız akvaryumun içinde yüzmek için sabırsızlanıyordu;)

20150128_220140

Ailecek keyifli vakit geçirmeniz dileğiyle…

Sevgiyle, oyunla ve mutlulukla kalın…

 

Mini Mini Eşleştirme Oyunları

En yoğun zamanlarımızda hayat kurtaran hem eğitici hem keyifli eşleştirme oyunları oynarız biz. Yoğun zamanlarımızda diyorum çünkü hazırlaması sadece bir kaç dakikamızı alıyor ama keyfi ve beyin gelişimine faydaları gerçekten harika.

Bir kartona tabak, bardak, çatal ve bıçağın şekillerini çiziyor ve boyuyoruz sadece. Sonrasında minik ve harika parmaklar ve beyinler giriyor işin içerisine ve uzun uzun oyun zamanımız başlıyor. İlk başlarda keşfetmesi için önüne koyuyorum nasıl kullanmak isterse çizdiğim kartonu ve araç gereçleri diye. Sonra bir bakıyorum ki hop bütün malzemelerimiz yerine yerleşmiş.

Evinizde uygun olabileceğini düşündüğünüz her malzemeyle yapabilirsiniz keyifle bu eşleştirme oyununu.

esleştirme

 

Bir diğer eşleştirme oyunumuz küçülen çoraplarımız ile oynadığımız. 3 çift çorabımızı kartonlara yapıştırıp eşlerini bulmaya çalışıyoruz bu seferde. Ama bir oyun bu kadar mı sevimli olur:)

esinibul2

Eşleştirme oyunları çocuklarımızın hafıza gelişimi için çok önemli oyunlar. Bunun için sizlere birkaç örnek daha göstermek istiyorum.

Evinizde olan gazete, dergi veya kitaplardan hayvan vb gibi resimleri ortadan ikiye kesin ve çocuğunuz ile birlikte eşini bulmaya çalışın. ( Bu resim internetten alıntıdır. )

eşleştir bir

Düğme ( sizin gözetiminiz altında olsun ), ponpon veya aynı renkte keseceğiniz kağıtları renklerine göre belirleyeceğiniz kaplara koyarak renk eşleştirme oynayabilirsiniz. ( Bu resim internetten alıntıdır. )

eşleştirme üç

İşte benim en sevdiklerim bir tanesi. Hem harika bir eşleştirme oyunu hem de harika bir ara besin öğünü:) Kuruyemişleri karışık bir şekilde önce bir kaba doldurun. Sonra minik kaplar koyun çevresine ve her birinin içine farklı bir kuruyemiş koyun. Mesela bir tanesi ceviz, bir tanesi badem bir tanesi kuru üzüm olsun. Sonra çocuğunuzla birlikte büyük kabın içerisinden ceviz, badem ve kuru üzümü bulup ilgili kabına koyun tabii arada atıştırmayı da ihmal etmeyin:)

eşleştirme dört

İçinizdeki hayal gücünün size hep eşlik etmesi dileğimle…

Oyunla, sevgiyle ve mutlulukla kalın…

 

 

Parmak Basalım Oyunu

Çok yoğun bir gün geçirdiyseniz ve hava da çok soğuksa , çocuğumuzla ne yapabiliriz yorulmadan hazırlık süreci olmadan diye düşündüyseniz, harika bir oyun “Parmak Basalım” oyunu.

Bizim içinde öyle günlerden biriydi, ailecek keyifli vakit geçirebilmek adına tatlı tatlı parmaklarımızı boyayıp parmak baskısı ile bir çiftliğimiz oluverdi 😉

Çiftliğimizdeki arkadaşlarımızı tanıştırayım sizlerle de:)

Yeşil kurbağa ne kadar da mutlu baksanıza…

2015-01-29 17.55.43

 

Çiftlikte üç tane kedimiz var, her biri birbirinden tatlı ve akıllı…

DSC_1128_1

2015-01-29 17.56.02

2015-01-29 17.51.42_1

Kedi ile köpek anlaşamazlar dediklerine bakmayın siz. Herkes birbiriyle öyle güzel anlaşabilir ki aslında, yeter ki istesinler. İşte üç tane kedilerimizin en yakın arkadaşı bay köpek…

2015-01-29 17.55.02

Kuşsuz olur mu hiç. Cıvıl cıvıl sesiyle çiftliğimize neşe katan pembe kuşumuz da burada…

2015-01-29 17.55.24

Minik tavşanımız başlamış bile oyun hazırlıklarına…

DSC_1126_1

Bu kadar eğlenceli, keyifli bir çiftliğe koşa koşa gitmek isteyen bir “Ben ” var bir de:)

2015-01-29 17.56.20

Yeter ki oyun oynamak isteyelim , sadece parmaklarımızı boyadık , kağıtlara bastık ve bir kalem yardımı ile çook eğlenceli bir çiftliğimiz oldu.

Ailecek keyifli vakit geçirmeniz dileğiyle…

Sevgiyle, oyunla ve mutlulukla kalın…

 

Kim Acıkmış Oyunu

Bebeğim için çok fazla oyun hazırlıyorum ama en sevdiği oynamaktan en keyif aldığı bütün oyunlarımızı sizlerle de paylaşmaya çalışıyorum. Bunlardan biri de “Kim Acıkmış” oyunumuz oldu.

Oyunumuzun yapımı çok basit, sadece bir kutu, 4 tane hayvan resmi ve biraz ponpona ihtiyacımız var.

İnternetten bulduğum 4 tane hayvan resminin çıktısını aldım. Özellikle baş bölümlerinin olması önemliydi çünkü ağızları daha büyük alan kaplamalı ve daha rahat yemek yiyebilmeleri gerekiyordu. Hayvan olarak maymun, fil, kanguru ve pandayı seçtim. Çünkü her oyunumuzda farklı hayvanları kullanmaya özen gösteriyorum ki her hayvanı tanıyabilsin, farklı nesneler farklı şekiller ve farklı figürler ile algıda daha çok çeşitlilik olabilsin diye.
Bir adet kapaklı kutu kullandım oyunumuzda. Evde olan herhangi bir kapaklı kutu idi. Ayakkabı kutusu dahi olabilir. Tek önemli olan benim için kapaklı olması idi. Çünkü hayvanlarımızı besledikten sonra kapağını açıp tekrar besleyebilelim istedik.
Bir de farklı renklerde olan ponponları kullandım. Ponponları kırtasiyelerden çok rahat temin edebilirsiniz ya da ponpon yerine farklı nesneler de kullanabilir hatta gerçek yiyecekleri de havuç gibi kısa kısa keserek hazırlayabilirsiniz.

Çıktısını aldığım hayvanların ağız bölümlerini kestim, kutunun üzerinde yerlerini belirledim ve kutunun üzerinde hayvanların ağzına denk gelecek şekilde biraz büyükçe delikler açtım.

DSC_0456_1
Son olarak hayvanlarımızı kutunun üzerine yerlerine yapıştırdım.
Ponponlarımız ve biz hazırız şimdi.

DSC_0467_1

Bir de güzel bir şarkı besteledik oyunumuz için:) Biliyorsunuz biz anneler uydurma şarkı konusunda harikalar yaratırız. Anne olur olmaz büyük bir bestekar girer adeta içimize:)

“Besliyoruz biz neşeyle neşeyle neşeyle,
Besliyoruz biz pandayı,
Pandamızı”

“Kim acıkmış” oyunumuzda kim acıkmış, panda acıkmış deyip bebeğimin ponponlarla pandayı beslemesini gösteriyorum ona. Hem eğleniyoruz hem öğreniyoruz ama bizim için en önemlisi oynuyoruz birlikte. Çünkü çocuk gerçekten de oyun ve sevgi ile büyür.

Oyunla ve sevgiyle kalın…

 

 

Bebek İşaret Dili

Ben, bebeğim Mavi 6 aylık iken başladım bebek işaret dili kullanmaya. Her söylediğim kelimeye denk düşen işareti de kelimeyi söylerken beraberinde yapıyordum. Mesela baba derken baba işaretini, yemek derken yemek işaretini, kitap derken kitap işaretini gibi. Hatta bebek işaret dillerinin olduğu görselleri buzdolabımızın üzerine astım ki, her mutfağa girdiğimizde hem aklımıza gelsin hem de sadece ben değil, eşim arkadaşlarımız da öğrensin ve bebeğimizle iletişimimiz bu yönde gelişsin diye.

Sadece konuşurken değil, şarkılar söylerken de, oyunlarımızı oynarken de bebek işaret dili kullanmaya özen gösteriyordum. Gerçekten de bebeğimize baş baş yapmayı öğretmek kadar kolaydı aslında.  Hem eğleniyor hem işaretleri öğreniyorduk. Bu sayede bebeğim isteklerini bize daha iyi anlatabilecek ve güzel olan iletişimimiz daha da güçlenecekti.

bebek işaret dili 2

(Kaynak: Bebek işaret dili kitabı)

Bebeğim Mavi şuan 10 buçuk aylık ve bana isteklerini işaretleri ile çok güzel ifade edebiliyor ve ben de bundan çok büyük bir mutluluk duyuyorum. İletişimimiz artık çoook daha keyifli.

IMG_20140530_225103

1. Anne : Açık elinizin baş parmağını çenenize iki kere değdirin.
2. Baba : Elinizi açıp baş parmağınızı alnınıza iki kere değdirin.
3. Bebek : Kucağınızda bebek varmış gibi durup ileri geri hafifçe sallayın.
4. Oynamak : İki elinizin baş ve serçe parmakları açık, diğer parmakları kapalı bir şekilde, yanlarınızda ellerinizi dondurun.

IMG_20140514_003139

5. Daha çok : Bir araya topladığınız parmak uçlarını birbirine değdirin.
6. Dans etmek : İşaret ve orta parmaklarınızla ters v şekli yapın ve diğer elinizin avucunu yukarı bakar şekilde tutup diğer elinizi onun üzerinde ritmik şekilde oynatın.
7. Kedi : Hayali kedi bıyıklarını dışarıya doğru çekiyormuşsunuz gibi yapın.
8. Kopek : Elinizi şıklatın ( ya da bacağınıza iki kere vurun ya da kopek gibi dil çıkararak yapın )

IMG_20140531_135957

9. Teşekkür ederim: Tek elinizin parmak uçlarını çenenize dokundurduktan sonra elinizi önünüze doğru açın.
10. Banyo yapmak: Baş parmaklarınız açık ve yukarı gösterir şekilde yumruk yapın ve ellerinizi vücudunuzu banyoda yıkar gibi yukarı aşağı hareket ettirin.
11. Ağaç:  Dirseğinizi diğer elinizin üstüne koyun. Üstteki elinizin parmaklarını açıp elinizi sağa sola çevirin.

IMG_20140531_174820

12. Çiçek: Elinizde küçük bir çiçeği tutuyormuş gibi yapıp burnunuzun her iki tarafına dokundurun.
13. Üşümek: İki elinizle de yumruk yapıp üşüyormuş gibi titreyin
14. Top: Elinizle bir topu tutuyormuş gibi yapın.
15. Şapka: Avucunuzu şapkanın konduğu yeri gösterir gibi başınızın üzerine bir iki kere dokunun.
Bebeğim Mavi ile birlikte oynadığımız kukla sahnesi oyununu da bebek işaret dili ile yapmış ve pür dikkat izlemiştik.
Seni seviyorum bebeğim…

Balon Kardeş Oyunu

Balon kardeş oyunumuzu bebeğim Mavi’nin 3. ayından bu yana her ay hazırladım ve oynadık.  Balonları, birbirinden farklı dokularda olacak şekilde yiyecekler ile doldurdum.  İlk başlarda 3 balon ile başladık, sonraki aylarda balonların sayısını yavaş yavaş arttırmaya başladım. Balonların içerisini pirinç, mercimek, haşlanmış nohut, tuz ya da toz şeker, su, yoğurt, kuru çay, kahve taneleri, muz ya da patates püresi, kırık buzlar, sıcak çorba vb gibi yiyecekler ile dolduruyordum ve bebeğime balon kardeş oyunumuzu anlatarak oynamaya başlıyorduk.

“Haydi bebeğim, birlikte balon kardeş oyunumuzu oynayalım, her bir balon birbirinden farklıymış, dokunalım beraber hissedelim mi” diyerek oyunumuz başlıyordu. Birlikte dokunuyor, ağzımıza sokuyor ve balonlarımızın içerisindeki farklı dokuları ve farklı ısıları hissederek oyunumuzun keyfini çıkarıyorduk.

Mavi, balon kardeş oyunumuzdan çok keyif alıyordu. Her defasında da uzun uzun oyunumuz ile oynuyordu. Oyunun başlarında ben de Mavi’ye mutlaka eşlik ediyordum, sonrasında Mavi ile balon kardeş oyunumuzu baş başa bırakıyor ve izliyordum büyük bir keyif ile bebeğimi.

Seni çok seviyorum Mavi…

 

Minik Çoraplar Oyunu

En eğlenerek ve en sevgi dolu hazırladığım oyunlardan bir tanesi de minik çoraplar oyunu oldu benim için. 6 adet dikdörtgen şeklinde kestiğim kartonlara bebeğimin küçülen 3 çift çorabını yapıştırdım. Tabii çoraplarımızı yapıştırmadan önce öptüm, kokladım, sevdim:)

Daha sonra bebeğimin yanına giderek ” haydi bebeğim, minik çoraplar oyunumuzu oynayalım mı ” diyerek bebeğime oyunumuzu anlattım. ” Bunlar senin eski çorapların, ne kadar güzel çoraplarımız, bir eşi burada, diğer eşi burada”

Önce karton üzerine yapıştırdığım bir çorabı elime alıp sevdim. ” Güzel çorap, canım çorap”. Sonra öptüm, okşadım çorabımızı. Sonra da ” Aaa güzel çorabımızın diğer eşi buradaymış bebeğim, bak birbirinin aynısı değil mi” diyerek bebeğimi de oyuna dahil ettim. Ben bunları yaparken, bebeğim beni pür dikkat ve sevinçle izliyordu. Sonra birlikte eşlerini bulmaya çalıştık minik, harika çoraplarımızın.

Seni seviyorum bebeğim…

 

Evrensel Duygular Oyunu

Bebeğim Mavi ile birlikte evrensel duygular oyunumuzu çok erken dönemlerde aşamalı olarak oynamaya başladık.

0-3 aylık dönemde evrensel duygular oyunumuz için dergilerden kestiğim mutlu, üzgün ve sinirli yüz ifadelerini kapının girişindeki ayakkabılığın üstüne yapıştırdım. 4. ayına kadar buradan çıkarmadım. Ara ara Mavi ile birlikte yüz ifadelerinin önüne gelip mutlu, üzgün, sinirli ifadeler hakkında konuşuyor, Mavi’ye anlatıyordum. Bazen de yüz ifadelerinin önünden Mavi ile birlikte geçerken “merhaba mutlu bebek” ya da “hoşça kal mutlu bebek” deyip el sallayarak dikkatini o yöne çekiyordum.

oyun

3-6 aylık dönemde dergilerden kestiğim mutlu, üzgün, sinirli yüz ifadelerini anlatacak şekilde kartonları daire şeklinde kesip içerisine mutlu, üzgün, sinirli yüz ifadeleri çizdim ve üst kısmına dergilerden kestiğim yüz ifadeleri, alt kısmına da çizdiğim yüz ifadelerini astım. Sonrasına bebeğime yüz ifadelerini anlatmaya başladım. ” Bak bebeğim burada mutlu bir bebek var, burada da mutlu bir yüz var. İkisi de mutlu.” Bu sayede hem evrensel duygular oyunumuzu oynuyor hem de ilk eşleştirme örneklerini görmüş oluyorduk. Eminim ki bebeğim o muhteşem beyninde eşleştirmeleri yapıyordu. Okuduğum kitaplardan birinde geçen bir söz ne kadar da doğruydu: ” Bebeklerimizin zekasının yanında Einstein bile geri zekalı kalıyor.” Gerçekten de beynindeki muhteşem nöronları harekete geçirmenin en iyi yolu oyun. Ben de kendimce bebeğim doğduktan sonra elimden gelen bütün çabayı sarf edip oyunlar hazırlamaya ve birlikte eğlenmeye başladık. Oyun annesiydim ben artık:)

IMG_20140318_133313

6-9 aylık dönemde evrensel duygular oyunumuz için bir önceki aylarda daireler şeklinde kesip kartonlara çizdiğim mutlu, üzgün, sinirli yüz ifadelerini değişik bir şekilde kullandım. Eşimin beyaz renkte eski bir t-shirtünün üzerine bu ifadelerin renk ve şekil açısından da birebir aynısı olacak şekilde boyalı kalemler ile boyadım. Ve baba kız oyununu hazırladım. İlk başlarda eşim işten gelince bu t-shirtü giyiyor ve “bak bebeğim mutlu bebek buradaaa” diyerek oynuyorlardı evrensel duygular oyunumuzu. İlerleyen zamanlarda ifadelerin olduğu kartonları da oyunumuza dahil ettik. “Haydi Mavi, mutlu bebekler nerede, aaa ikisi de buradaymış, hem de birbirinin aynısıymış” diyerek bebeğimize ikisinin aynı olduğunu eğlenerek anlatmaya ve üst üste getirerek eşleştirmeye çalışıyorduk.

IMG_20140628_164909

9. ay bitimine doğru ise bebeğim rahatlıkla eşleştirebiliyor ve ” mutlu yüz nerede tatlım” diye sorduğumuzda o minik, harika parmakları ile gösteriyordu. Bebeğimizin oyunlarımıza eşlik ediyor olması ise bizim için tarif edilemez bir duyguydu.

Seni seviyoruz bebeğim…