Etiket arşivi: kadın girişimci

Güçlü Kadınlar Konferansı

Geçtiğimiz günlerde Hürriyet & Avon işbirliği ile gerçekleşen “Güçlü Kadınlar Konferansı” ile ilgili bir davet maili aldım. Cevabım tabii ki de “Evet” idi. Çünkü söz konusu kadınlarımız güçlü kadınlarımızdı. Kadınlarımız ne kadar güçlü olursa yetişecek evlatlarımız ve dolayısıyla geleceğimiz de o kadar güçlü olacaktı çünkü.

Neler yaşadık neler mi dinledik sizlere özetlemek isterim. Özetlememin yanı sıra yazı olarak baki kalması bile ayrı bir anlam taşıyacaktır aslında.
avon 1
Konferansın asıl amaçlarından bir tanesi ilham veren hikayeleri daha geniş kitlelere ulaştırmaktı. Haklı bir amaçtı bu. Dizilerde, haberlerde kadınlarla ilgili kötü yaşanmışlıklara inat başarı hikayelerini dinlemek ve bunları yaymaya, cesaret vermeye, kadının aslında ne kadar sağlam ve güçlü olduğunu anlatmaya çalışmaktı amaç.
Konferansta kadın hakları, girişimcilik, sosyal sorumluluk çalışmaları ve fark yaratan kadın hikayeleri ele alındı. Ve güçlü kadın hikayelerini daha fazla kişiye ulaştırmak hedeflendi. Bunun sebebi ise ilham olmaktı. Kadınlar birbirlerinin ilhamı olacaktı çünkü. Çünkü güçlü kadınlar daha güzel bir hayattı.

Konferansta çok önemli kadın konuşmacılardan bizleri, kadınları, kendi hikayelerini dinledik. Türkiye Kadın Dernekleri Başkanı Canan Güllü’den tutun da, Kagider Başkanı Sanem Oktar’a, Alarko Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton’a, Samsun Kumköyü İlkokul öğretmeni Dilek Livaneli’ye ve Demet Akbağ’a ve daha da fazlası çok önemli isimler vardı.

Bu kadınlar bizlere neler mi anlattılar:

Kadınların haklarını bilmeleri ve bu hakların peşinde koşmalarının ne kadar önemli olduğunu anlattılar.

Farklı zamanlarda yaşanan başarısızlıklara karşı yeniden ayağa kalkma gücünü kendimizde bulduğumuz ve azmimizi kaybetmediğimiz sürece başarılı oluruz mesajını anlattılar.

Hayalleri hep baş tacı yapmamız gerektiğini anlattılar.

Hele Samsun Kumköyü İlkokulu Öğretmeni Dilek Livaneli’nin bir hikayesi vardı ki hepimizi müthiş etkiledi. Bir öğretmen olarak tüm öğrencilerini ve hatta tüm köyü ışığıyla iyiliğiyle nasıl dönüştürdüğünü anlattı. Öğrencileri ve köy halkı için yaptıkları dünyanın en iyi ilk 50 öğretmeninden biri olması ünvanını kazanmasına sebep oluyor ve ilk defa bir Türk kadın bu ünvana layık oluyordu. “Evren eylemi destekler.” diyerek harekete geçtiğini söyleyen Dilek Livaneli, şunları anlattı bizlere: “Bütün kadınlarda ciddi bir liderlik becerisi olduğunu düşünüyorum. Ben öğretmenliğin içinde liderlik becerileriyle bir şeyler yapmaya çalıştım. Liderlik, kendinin ne kadar üstün olduğunu göstermek değil, karşındakilere ne kadar üstün olduklarını hissettirebilmektir. Ben bunu denedim. Köy kadınlarıyla bir ekip kurmaya çalıştım. Bir köy öğretmeni bunu yapabiliyorsa, iş dünyasındaki kadınlar neler yapmaz? İnsanlar sizi düşündüğünde gülümsüyorsa doğru yolda olduğunuzu düşünüyorum. Etrafınızdaki kadınlara en iyisini hissettirmek için çalışmanızı diliyorum.”

Konferansın sonunda ise Öğretim Görevlisi, Gazeteci, Yazar Dr. Fatoş Karahasan konuşmalardan yola çıkarak hazırlanan ve tüm kadınları harekete geçmeye çağıran Güçlü Kadın Manifestosu’nu okudu.

Manifesto şu şekilde:

Güçlü Kadın Manifestosu
1. Şimdi haksızlıklardan şikayet etmeyi bırakıp haklarımızı bilme zamanı.
2. Bazen kendi tercihlerimiz, bazen de koşullarımızdır yolumuzu tıkayan… Şimdi cesaretimizi toplayıp ilk adımı atma zamanı.
3. Hepimiz başarabileceği en azından 1 şey var. Potansiyelimizi keşfetme ve kendimizi onurlandırma zamanı.
4. Kadınların gücü kalbindekini cömertçe paylaşabilmektir. Şimdi kalbini açma, iyiliği yayma zamanı.
5. “Sen yapamazsın” diye yıllarca kulağımıza fısıldanmış. Şimdi hem kendimizi hem birbirimizi “Yapabilirsin” diyerek yüreklendirme zamanı.
6. Her kadın aslında bir başarı hikayesidir. Kendi hikayemizin kahramanı olma zamanı.
7. Güvenen, azimli, cesur, iyiliği yayan, umut veren kadınlar olarak harekete geçip çalışma zamanı.

avon3

Tereyağını Kendin Yap

Bir kadın ve anne girişimci ile kesişti bir gün yolum. Tam da anneliğe yakışır bir girişimi ile hem de, annelik gibi, %100 doğal bir ürünü ve kendi yarattığı markası ile. Hani anne olduktan sonra hepimiz yüzümüzü doğala döneriz ve doğal ürün arayışlarına gireriz ya, çocuklarımız için, işte bu bakış açısıyla başlayan bir yolculuğun geldiği nokta kendi markalarını oluşturdukları bir girişim ile sonuçlanıyor. Ve ” Tereyağını Kendin Yap” markası doğuyor. Kurucusu Sevgili Müge Hanım heyecanla anlatıyor bana, adeta üçüncü çocuğu gibi. Her zaman söylerim ya kadın girişimcilere hele ki anneyse saygım sonsuzdur diye. Yine çok saygı duyduğum bu başlangıcı ve markayı kurucusu Sevgili Müge hanım dan diledim keyifle ve heyecanla. Ve ben sordum, Sevgili Müge Hanım cevapladı:

tereyağı 3_resized

Bize kendinden biraz bahseder misin?
Aslında uzun yıllar boyunca kendimi Ankara doğumlu şeklinde başlayarak anlatırdım ama bir süredir Ayda ve Badenin annesi olarak başlıyorum Hepimizde olduğu gibi onlar benim için de yeni bir hayatın başlangıcı oldular. Çok kısa olarak makine mühendisiyim daha sonra işletme yüksek lisansı yaptım ve uzun yıllar kurumsal firmalar da çeşitli yöneticilik pozisyonlarında görev aldım. İstanbul’da yaşıyorum, işi işyerinde bırakan ve çocukları ile keyifli zaman geçirmeyi çok seven bir anneyim.

tereyağı 4_resized

Tereyağını Kendin Yap fikri nasıl oluştu?
Öncelikle bu bir buluş değil, tereyağının tek hammaddesi süt yağıdır. Evimizde son 4 yıldır tereyağını bu şekilde yapıyor, kahvaltı ve bütün yemeklerinizde kullanıyoruz. Uzun zamandan beri ve özellikle de Ayda ile Badenin hayatımıza girişinden sonra katkısız ve doğal olan ürünleri kullanma yönünde maksimum çaba göstermeye başladık. Eşim işi sebebi ile yüksek yağ oranı olan katkısız pastörize süt kaymağını (süt yağı) getiriyor ve bizde hiçbir ekipman kullanmadan 15dk içinde saf ve katkısız tereyağına dönüştürüyoruz. Tek değerli çocuk benim çocuklarım değil, hepsi birbirinden daha değerli ve ilk olarak komşularımız sonra çocukların arkadaşlarının aileleri derken bir anda bizimle beraber yaklaşık 100 ailelik bir grup olduk. Bunu yapan herkes hem lezzet hem de çok kolay olması sebebi ile tekrar tekrar talep ettiler. Her gün yeni talepler gelmeye başlayınca 2017 yılı başında neden bunu daha çok aile ile paylaşmayalım dedik ve ilk olarak bu şekilde yola çıktık. Ve sadece sosyal medya ve web sitesi üzerinden sipariş aldığımız bir yapı kurduk. Ürünlerin siparişi geliyor ve soğuk zincir ile dağıtımı yapılıyor.

Yapılışı konusunda bizi biraz bilgilendirir misin?
Biz kendi yoğurdumuzu da evde yapıyoruz ve kesinlikle yoğurt yapmaktan çok daha kolay. Süt kaymağımızın yağ oranı çok yüksek olduğu için tereyağına dönüşmesi çok kolay oluyor. Hiçbir ekipmana da ihtiyacınız yok. Bütün ihtiyacınız olan bizim size göndereceğimiz Tereyağını Kendin Yap saf ve katkısız süt kaymağı, boş bir kase ve soğuk su. Kaseye aldığımız kaymağı bir elimiz ile hamur yoğurur gibi yoğuruyoruz. İlk olarak kaymağımız kar görüntüsü alacak ve arkasından suyunu (ayranını) bırakacak yani tereyağı oluşumu başladı ve çıkan suyu bir kaba boşaltıyoruz ta ki artık suyu çıkmayana kadar ve daha sonrasında bir bardak soğuk su içinde tereyağımızı yoğurarak yıkıyoruz ve işte bu kadar kolay; saf ve katkısız tereyağımız hazır. Tereyağını Kendin Yap sosyal medya hesaplarından ve www.tereyaginikendinyap.com sitemizden yapılış videosunu izleyebilirsiniz. Toplam süre en fazla 15dk ve bunu ayda bir veya iki ayda bir kere yapıyorsunuz. Kesinlikle buna değer.

Dağıtımını nasıl yapıyorsunuz?
Bizi en çok zorlayan konulardan bir tanesi de dağıtım konusu idi. Kesinlikle ürün soğuk zincir bozulmadan soğutuculu araçlar ile dağıtılmalı. Birçok dağıtım firması ile görüştük ve içimize sinen bir firma olmadığı için dağıtımı kendi araçlarımız ile yapmaya karar verdik. Bu sebepten tüm Türkiye’ye değil ilk olarak İstanbul ile başladık ve daha sonra Ankara’da dağıtıma başladık. Yakın zaman içinde de gelen taleplere paralel olarak İzmir’de dağıtıma başlayacağız. Kendi araçlarımız ile soğuk zincir bozulmadan dağıtım bizim büyük maliyet kalemlerimizden biri ama ürün sağlığı ve kalitesini koruyabilmek sebebi ile dağıtım konusunda kesinlikle taviz vermeyeceğiz.

Sadece inek sütü kaymağımı? Yoksa şu günlerde sıkça karşılaştığımız inek sütü alerjisi olanlar için keçi kaymağı da var mı?
İlk olarak inek sütü kaymağı ile başladık fakat gelen talepler sebebi ile Mart ayında keçi sütü kaymağının da dağıtımına başladık. Aynı şekilde keçi kaymağından da saf ve katkısız tereyağı yapıyorsunuz. Sadece keçi çiftliğinden alınan sütleri kullanıyoruz, inek sütüne göre daha limitli bir ürün olması sebebi ile de haftada sadece bir kere keçi sütü kaymağı üretimi ve sevkiyatı yapıyoruz. Keçi sütünde ve inek sütünde de sadece Balıkesir bölgesinin sütünü kullanıyoruz.

Peki neden Tereyağını Kendimiz Yapmalıyız?
Her ne olursa olsun en saf ve katkısız olanı her zaman bizim kendi yaptığımızdır. İçinde ne olduğunu biliriz ve gönül rahatlığı ile tüketiriz. 15dk gibi kısa bir sürede yapılan sadece bizim elimizin değdiği bir ürün. Tereyağı alıp yıkayıp kullanabileceğimiz bir ürün değildir ki biz anneler her şeyi en iyi şekilde dezenfekte etmeyi severiz Yapılışı da çok keyifli, her ay bir kere yapıyoruz ve Ayda ile Bade de yapmama yardımcı oluyor. Düşünün ne kadar kolay ki 4,5 yaşında Ayda bunu yapabiliyor, bu kadar basitken neden Tereyağımızı Kendimiz Yapmayalım ve içinde hiçbir katkı olmadığını bildiğim bir ürünü çocuklarıma yedirmeyeyim. Biz evimizde sadece kendi yaptığımız tereyağını ve zeytinyağı kullanıyoruz ve kesinlikle herkese de bunu tavsiye ederim. Ama önemli olan doğal ve katkısız ürünler bulabilmek. Biz aramayın, kendiniz yapın diyoruz. Hatırlarsanız dünyaca ünlü TIME dergisi kapak olarak “eat butter” yani “tereyağı tüketin” dedi. Birçok Türk bilimci de bunu desteklemekte. Sosyal medya hesaplarında takip ederseniz birçok müşterimiz bir kısmını sade olarak yapmakta ve bir kısmını da dereotu, fesleğen, kekik gibi diğer çeşitli otlarla renklendirmekte. Kesinlikle harika kahvaltılık tatlar ortaya çıkıyor. Herkese yapacakları tereyağının bir kısmını bu şekilde denemelerini kesinlikle tavsiye ederim.

Mavi bebeğim takipçilerinin denemeleri için bize özel bir uygulaman olabilir mi?
Ambalajlarımız 1.5kg süt kaymağı içerir ve net 1.4kg tereyağı elde edersiniz. Şu an tanıtım amacı ile müşterilerimizin adresine teslim 1.5kg saf pastörize süt kaymağını 70TL yerine 50TL olarak veriyoruz. Bu raftan tereyağı almaktan bile daha ucuz. İsteyen herkes kapıda ödeme yapabilir. Tabi ki de Mavi Bebeğim farkı olacak; Mart ayı boyunca sosyal medyada bizi beğenen ve www.tereyaginikendinyap.com verilen siparişin not bölümüne Mavi Bebeğim yazan ilk 100 müşterimize adreslerine teslim olmak üzere 40TL uygulaması yapacağız. Bu fiyat Mavi Bebeğime özel hem keçi hem de inek sütü kaymağı için geçerli olacaktır. Herkesin bu keyfi ve lezzeti senin sayende tatmasını istiyoruz; Afiyet Olsun

tereyağı 1_resized

Sevgili Müge Hanım’a bu tatlı sohbeti için çok teşekkür ediyorum. Ben denedim mi peki? Elbette. Geçen ay ilk tereyağımı yaptım hem de portakallı, kekikli ve süzme yoğurtlu. Ve zaten ilkini deneyimledikten sonra devamının geleceğinin garantisini verebilirim sizlere.

tereyağı 2_resized

Umarım bir gün tüm annelerin mutfağına girebilirsiniz Sevgili Müge Hanım. Hayallerinizin gerçekleşeceğine yürekten inanıyorum.

Tereyağını Kendin Yap ile ilgili daha detaylı bilgi almak isterseniz www.tereyaginikendinyap.com web sitesinden inceleyebilirsiniz.

Sevgiyle, keyifle ve sağlıkla kalın…

tereyağı 5_resized

Girişimci Kadın Olmak…

Pek tabii bir girişimci olabilirsiniz. Bir kadın girişimci… Biz kadınlar üretmeli ve kendi ayaklarımız üzerinde durabilmeliyiz dimi. Ama hayatımızda öyle dönüm noktaları olabiliyor ki, kendi ayaklarımız üzerinde durmayı bir anda bırakabiliyoruz, benim gibi, o dönüm noktası dünyan herşeyin oluyor, çünkü anne oluyorsun. Ben de anne olduktan sonra istifa edenler kervanına katıldım ve bir yandan da üretmeye yazarak üretmeye devam ettim.
Anne oldunuz istifa ettiniz ama üretmek ve haneye katkıda bulunmak istiyorsunuz…
Emekli oldunuz ama meşguliyetiniz olsun ve para kazanayım diyorsunuz…
Ya da çalışmıyorsunuz ama çalışmak istiyorsunuz, hem de evinizden çalışmak istiyorsunuz…
Ya da üretiyorsunuz, örüyorsunuz dikiyorsunuz ya da tasarlıyorsunuz birşeyler ve bunları hem başkaları ile buluşturmak hem de kazancınız olsun istiyorsunuz…
Sözün özü şu ki hobinizi, fikrinizi, isteğinizi hayata geçirip, bunu işiniz haline getirmek istiyorsunuz. Yani ticaret yapmak, evinizden ticaret yapmak popüler adıyla e-ticaret yapmak istiyorsunuz.

İşte bu yazı tam da sizler için. Geçenlerde Payu Türkiye Pazarlama Müdür Gaye Hanım ile biraraya geldik ve kadın girişimcilere ve kadın girişimci olmak isteyenlere altın tavsiyeleri dinledik.
Hani hepimiz isteriz ama nasıl yapılacağını bilmediğimiz için içimizi bir korku kaplar ve bu korku ertelememize sebep olur ya hayallerimizi. Ertelemeyin, korkmayın, inanın ve kendinize güvenin ve koşun hayallerinizin peşinden her zaman. Altın tavsiyelere başlıyorum, hazır mısınız;)
e-ticaret

1. adım: Ticarete nereden başlayacaksınız. Yani ne satacaksınız.
Öncelikle kime ne satmak istediğinizi iyi düşünün. Bu en önemli, en kritik adım. Çünkü bundan sonra işinizi kurmaya yönelik atacağınız her adımı bu iki faktör belirleyecek; hedef kitleniz kim ve ne satıyorsunuz?
Örneğin bebeklere yönelik organik ürünler satmak istediğinizi varsayalım; burada hedef kitleniz kim? Anneler mi bebekler mi? Cevabı kolay görünüyor değil mi? Anneler elbette; peki hangi anneler? Bunun üzerinde düşündünüz mü?
Organik ürünler mi satıyorsunuz yoksa sağlıklı ve şık bebek kıyafetleri mi satıyorsunuz? Bu sorunun cevabını eksiksiz verebildiğiniz noktada başlamaya hazırsınız. Evet en en kritik madde bu. Ticaretini yapacağınız şey belki sizin hayatınız olacak ve severek yapacağınız bir şey olmalı. Bunu iyi düşünmelisiniz. Severek aşkla yapılan bir iş gibisi yoktur çünkü.

2. adım: Marka seçimi
Marka ismi kolay, akılda kalıcı ve işinizle ilgili olmalıdır. Bebek ürünleri satıyorsanız markanızın bir yazılım firmasını hatırlatmasını istemezsiniz. Içinde tatlılık, sevgi içeren bir marka ismi seçmeniz gerekir. Belirleyeceğiniz marka isminizi her yerde kullanabilmelisiniz. Yani web siteniz için o adres boş olmalı. Buladuğunuz ismi Google a yazdığınız da başka bir site çıkıyorsa olmaz. Size ait, sizinle özdeşleşen ve satacağınız ürünlere uygun bir isim olmalı.Bunun için markanızla web sitesini kuracağınız alan adresi aynı ya da ilintili olacağı için marka seçiminizde kullanmayı planlara ilişkin bir alan adı araştırması yapın.
Logoyu unutmayın!
Logo tasarımları hem keyifli hem de çetrefillidir. Logo tasarımınızı yaparken logoyu nerede ve nasıl kullanacağınızı iyi planlayın.
3. adım: Bir web siteniz olmalı.
Web sitenizin tasarımı elbette önemli ama daha da önemli olan şey elinizdeki insan kaynağı ve sermayeniz. Eğer çok fazla vakit ve zaman ayıramayacaksanız önerimiz hazır site tasarımlarıyla ilerlemeniz yönünde. Diğer türlü istediğiniz tasarımcı ve yazılım ekibiyle çalışabilme şansınız var. Üstelik unutmayın, aynı web sitesini 10 yıl kullanmak zorunda değilsiniz. Işiniz büyüdükçe, ilerledikçe ya da değiştikçe web site tasarımınızı ve içeriklerinizi de buna göre güncelleyebilirsiniz.
4.adım: Içerik
Sattığınız veya satacağınız ürünleri, kendinizi, amacınızı uzun uzun anlatın. Bu elinizde bir kaynak doküman olarak dursun. Sonra yapacağınız pazarlama çalışmaları vb. işlerde bu dokümandan yola çıkarak her türlü içeriği daha kolayca hazırlayabilirsiniz. Içeriklerinizi hazırlarken kendinizi hep müşterinizin yerine koyun; o ne duymak ister, o ürününüzü nasıl anlayabilir sorularını kendinize sorun.
5.adım: Pazarlama ve iş planları
Işte sevimsiz duran ama hayati noktalar. Internette çok çeşitli pazarlama ve iş planı formatları bulabilirsiniz, ama bunlar kafanızı karıştırıyorsa önerimiz en basitten başlamanız. Oturun ve elinize kağıdı kalemi alıp pazarlama ve işiniz için neler yapmanız gerektiğini gerekirse soru cevap olsa bile adım adım yazın. Şununla başlamanızı tavsiye ederiz; “hedef kitleme nasıl ulaşağım?”
6.adım: Hedefler belirleyin.
Hedeflerinizi “gerçekleşmezse öleceğiniz” gibi değil, istediğiniz noktaya mı yoksa bambaşka bir yere mi gidiyorsunuz, bunu görmeniz açısından önemli yol işaretleri olarak düşünün.
7.adım: Ve yasal süreçler…
Geldik en zor konulardan birine. Internetten de araştırsanız eşe dosta da sorsanız yasal konularla ilgili bir şeyleri atlama ihtimaliniz çok yüksek. Bu nedenle mutlaka bir muhasebeci ya da mali müşavirden destek alın.
Unutmayın, işinizi kurmak kolay değil. Düşündüğünüzden ya da umduğunuzdan daha fazla çalışacaksınız, yorulacaksınız ama mutlu da olacaksınız. Çünkü artık kendi işinizin patronu olacaksınız, çünkü artık sevdiğiniz işi yapacaksınız çünkü belki de kazancınız büyüdükçe hayalleriniz de büyüyecek.

Buraya kadar herşey tamam. Ne satacağınızı biliyorsunuz, markanızın ismi de muhteşem, web sitenizi de kurdunuz, logoya da bayıldınız, içerikler dört dörtlük, nasıl satacağınız kime satacağınız planlarınız tamam, e peki ödemeleri nasıl toplayacağım ben şimdi, nasıl başedeceğim diye düşünüyorsunuz dimi, kredi kartı ile ödemek isteyenler olacak ama bir sürü banka var, hesaplar da açık olur mu, tek başıma ödemelerle nasıl ilgileneceğim ve daha bir sürüsü aklınızdan geçenler.

İşte tam da bu noktada Payu Türkiye devreye giriyor. Kısaca bahsedeyim.2011 yılından bu yana Türkiye’de de faaliyet gösteren PayU global bir ödeme kuruluşudur. PayU ürün ve hizmetlerinden sadece tek bir sözleşme imzalayarak ve web sitenizde tek bir entegrasyon yaparak; 7 farklı kredi kartı programına taksit imkanı sunabilir, kredi kartının yanı sıra banka kartı ve havale ile ödeme alabilirsiniz, farklı döviz kurları üzerinden, dünyanın dört bir yanından farklı banka ve kredi kartlarıyla işlem yapabilirsiniz,tek Tıkla Ödeme, Tekrarlayan Ödemeler, BKM Express altyapısı vb. hizmetlerle mevcut müşterilerinize sunduğunuz hizmetin kalitesini arttırabilirsiniz. Çok fazla uzatmıyayım sözün özü şu ki online ödemelerinizde hem zaman hem de maliyet avantajı sağlıyor.

Kendi web sitenizi tarafınıza iletilen entegrasyon paketinde yer alan bilgilerle web sitenizi ödemeye hazır hale getirebiliyorsunuz.

Daha detaylı bilgi isterseniz http://www.payu.com.tr/bizimle-çalışın adresinde yer alan bilgiler doğrultusunda PayU ile çalışabilmeniz için gereken tüm şartlara ulaşabilirsiniz.

Yazım yol gösterici olabilirse ne mutlu bana, belki de bir gün sizin girişimcilik ve başarı hikayelerinizi dinler yazarım;)

Hayallerinizin gerçeğe dönüşmesi dileğimle…

Sevgiyle kalın…

kadin-girisimci