Etiket arşivi: doğal

Tereyağını Kendin Yap

Bir kadın ve anne girişimci ile kesişti bir gün yolum. Tam da anneliğe yakışır bir girişimi ile hem de, annelik gibi, %100 doğal bir ürünü ve kendi yarattığı markası ile. Hani anne olduktan sonra hepimiz yüzümüzü doğala döneriz ve doğal ürün arayışlarına gireriz ya, çocuklarımız için, işte bu bakış açısıyla başlayan bir yolculuğun geldiği nokta kendi markalarını oluşturdukları bir girişim ile sonuçlanıyor. Ve ” Tereyağını Kendin Yap” markası doğuyor. Kurucusu Sevgili Müge Hanım heyecanla anlatıyor bana, adeta üçüncü çocuğu gibi. Her zaman söylerim ya kadın girişimcilere hele ki anneyse saygım sonsuzdur diye. Yine çok saygı duyduğum bu başlangıcı ve markayı kurucusu Sevgili Müge hanım dan diledim keyifle ve heyecanla. Ve ben sordum, Sevgili Müge Hanım cevapladı:

tereyağı 3_resized

Bize kendinden biraz bahseder misin?
Aslında uzun yıllar boyunca kendimi Ankara doğumlu şeklinde başlayarak anlatırdım ama bir süredir Ayda ve Badenin annesi olarak başlıyorum Hepimizde olduğu gibi onlar benim için de yeni bir hayatın başlangıcı oldular. Çok kısa olarak makine mühendisiyim daha sonra işletme yüksek lisansı yaptım ve uzun yıllar kurumsal firmalar da çeşitli yöneticilik pozisyonlarında görev aldım. İstanbul’da yaşıyorum, işi işyerinde bırakan ve çocukları ile keyifli zaman geçirmeyi çok seven bir anneyim.

tereyağı 4_resized

Tereyağını Kendin Yap fikri nasıl oluştu?
Öncelikle bu bir buluş değil, tereyağının tek hammaddesi süt yağıdır. Evimizde son 4 yıldır tereyağını bu şekilde yapıyor, kahvaltı ve bütün yemeklerinizde kullanıyoruz. Uzun zamandan beri ve özellikle de Ayda ile Badenin hayatımıza girişinden sonra katkısız ve doğal olan ürünleri kullanma yönünde maksimum çaba göstermeye başladık. Eşim işi sebebi ile yüksek yağ oranı olan katkısız pastörize süt kaymağını (süt yağı) getiriyor ve bizde hiçbir ekipman kullanmadan 15dk içinde saf ve katkısız tereyağına dönüştürüyoruz. Tek değerli çocuk benim çocuklarım değil, hepsi birbirinden daha değerli ve ilk olarak komşularımız sonra çocukların arkadaşlarının aileleri derken bir anda bizimle beraber yaklaşık 100 ailelik bir grup olduk. Bunu yapan herkes hem lezzet hem de çok kolay olması sebebi ile tekrar tekrar talep ettiler. Her gün yeni talepler gelmeye başlayınca 2017 yılı başında neden bunu daha çok aile ile paylaşmayalım dedik ve ilk olarak bu şekilde yola çıktık. Ve sadece sosyal medya ve web sitesi üzerinden sipariş aldığımız bir yapı kurduk. Ürünlerin siparişi geliyor ve soğuk zincir ile dağıtımı yapılıyor.

Yapılışı konusunda bizi biraz bilgilendirir misin?
Biz kendi yoğurdumuzu da evde yapıyoruz ve kesinlikle yoğurt yapmaktan çok daha kolay. Süt kaymağımızın yağ oranı çok yüksek olduğu için tereyağına dönüşmesi çok kolay oluyor. Hiçbir ekipmana da ihtiyacınız yok. Bütün ihtiyacınız olan bizim size göndereceğimiz Tereyağını Kendin Yap saf ve katkısız süt kaymağı, boş bir kase ve soğuk su. Kaseye aldığımız kaymağı bir elimiz ile hamur yoğurur gibi yoğuruyoruz. İlk olarak kaymağımız kar görüntüsü alacak ve arkasından suyunu (ayranını) bırakacak yani tereyağı oluşumu başladı ve çıkan suyu bir kaba boşaltıyoruz ta ki artık suyu çıkmayana kadar ve daha sonrasında bir bardak soğuk su içinde tereyağımızı yoğurarak yıkıyoruz ve işte bu kadar kolay; saf ve katkısız tereyağımız hazır. Tereyağını Kendin Yap sosyal medya hesaplarından ve www.tereyaginikendinyap.com sitemizden yapılış videosunu izleyebilirsiniz. Toplam süre en fazla 15dk ve bunu ayda bir veya iki ayda bir kere yapıyorsunuz. Kesinlikle buna değer.

Dağıtımını nasıl yapıyorsunuz?
Bizi en çok zorlayan konulardan bir tanesi de dağıtım konusu idi. Kesinlikle ürün soğuk zincir bozulmadan soğutuculu araçlar ile dağıtılmalı. Birçok dağıtım firması ile görüştük ve içimize sinen bir firma olmadığı için dağıtımı kendi araçlarımız ile yapmaya karar verdik. Bu sebepten tüm Türkiye’ye değil ilk olarak İstanbul ile başladık ve daha sonra Ankara’da dağıtıma başladık. Yakın zaman içinde de gelen taleplere paralel olarak İzmir’de dağıtıma başlayacağız. Kendi araçlarımız ile soğuk zincir bozulmadan dağıtım bizim büyük maliyet kalemlerimizden biri ama ürün sağlığı ve kalitesini koruyabilmek sebebi ile dağıtım konusunda kesinlikle taviz vermeyeceğiz.

Sadece inek sütü kaymağımı? Yoksa şu günlerde sıkça karşılaştığımız inek sütü alerjisi olanlar için keçi kaymağı da var mı?
İlk olarak inek sütü kaymağı ile başladık fakat gelen talepler sebebi ile Mart ayında keçi sütü kaymağının da dağıtımına başladık. Aynı şekilde keçi kaymağından da saf ve katkısız tereyağı yapıyorsunuz. Sadece keçi çiftliğinden alınan sütleri kullanıyoruz, inek sütüne göre daha limitli bir ürün olması sebebi ile de haftada sadece bir kere keçi sütü kaymağı üretimi ve sevkiyatı yapıyoruz. Keçi sütünde ve inek sütünde de sadece Balıkesir bölgesinin sütünü kullanıyoruz.

Peki neden Tereyağını Kendimiz Yapmalıyız?
Her ne olursa olsun en saf ve katkısız olanı her zaman bizim kendi yaptığımızdır. İçinde ne olduğunu biliriz ve gönül rahatlığı ile tüketiriz. 15dk gibi kısa bir sürede yapılan sadece bizim elimizin değdiği bir ürün. Tereyağı alıp yıkayıp kullanabileceğimiz bir ürün değildir ki biz anneler her şeyi en iyi şekilde dezenfekte etmeyi severiz Yapılışı da çok keyifli, her ay bir kere yapıyoruz ve Ayda ile Bade de yapmama yardımcı oluyor. Düşünün ne kadar kolay ki 4,5 yaşında Ayda bunu yapabiliyor, bu kadar basitken neden Tereyağımızı Kendimiz Yapmayalım ve içinde hiçbir katkı olmadığını bildiğim bir ürünü çocuklarıma yedirmeyeyim. Biz evimizde sadece kendi yaptığımız tereyağını ve zeytinyağı kullanıyoruz ve kesinlikle herkese de bunu tavsiye ederim. Ama önemli olan doğal ve katkısız ürünler bulabilmek. Biz aramayın, kendiniz yapın diyoruz. Hatırlarsanız dünyaca ünlü TIME dergisi kapak olarak “eat butter” yani “tereyağı tüketin” dedi. Birçok Türk bilimci de bunu desteklemekte. Sosyal medya hesaplarında takip ederseniz birçok müşterimiz bir kısmını sade olarak yapmakta ve bir kısmını da dereotu, fesleğen, kekik gibi diğer çeşitli otlarla renklendirmekte. Kesinlikle harika kahvaltılık tatlar ortaya çıkıyor. Herkese yapacakları tereyağının bir kısmını bu şekilde denemelerini kesinlikle tavsiye ederim.

Mavi bebeğim takipçilerinin denemeleri için bize özel bir uygulaman olabilir mi?
Ambalajlarımız 1.5kg süt kaymağı içerir ve net 1.4kg tereyağı elde edersiniz. Şu an tanıtım amacı ile müşterilerimizin adresine teslim 1.5kg saf pastörize süt kaymağını 70TL yerine 50TL olarak veriyoruz. Bu raftan tereyağı almaktan bile daha ucuz. İsteyen herkes kapıda ödeme yapabilir. Tabi ki de Mavi Bebeğim farkı olacak; Mart ayı boyunca sosyal medyada bizi beğenen ve www.tereyaginikendinyap.com verilen siparişin not bölümüne Mavi Bebeğim yazan ilk 100 müşterimize adreslerine teslim olmak üzere 40TL uygulaması yapacağız. Bu fiyat Mavi Bebeğime özel hem keçi hem de inek sütü kaymağı için geçerli olacaktır. Herkesin bu keyfi ve lezzeti senin sayende tatmasını istiyoruz; Afiyet Olsun

tereyağı 1_resized

Sevgili Müge Hanım’a bu tatlı sohbeti için çok teşekkür ediyorum. Ben denedim mi peki? Elbette. Geçen ay ilk tereyağımı yaptım hem de portakallı, kekikli ve süzme yoğurtlu. Ve zaten ilkini deneyimledikten sonra devamının geleceğinin garantisini verebilirim sizlere.

tereyağı 2_resized

Umarım bir gün tüm annelerin mutfağına girebilirsiniz Sevgili Müge Hanım. Hayallerinizin gerçekleşeceğine yürekten inanıyorum.

Tereyağını Kendin Yap ile ilgili daha detaylı bilgi almak isterseniz www.tereyaginikendinyap.com web sitesinden inceleyebilirsiniz.

Sevgiyle, keyifle ve sağlıkla kalın…

tereyağı 5_resized

Güneş Kremi Seçerken Dikkat!

Her gün çocuğumuzun tüm vücuduna sürdüğümüz bir şeyden bahsediyorum; güneş kremlerinden. Yüzü dahil tüm vücuduna sürdüğümüz hatta gün içerisinde tekrar yenilediğimiz ve bunu tüm vücudunun emmesine izin verdiğimiz bir şey bu. Böyle bir şeyin doğal olması bir tercih değil bir zorunluluk olmalı bence.

Zaten takdir edersiniz ki bu uzun yıllardır tartışılan bir konu bu ve birçok ülkede kimyasal bazlı güneş kremlerinin çocuklar için kullanılması tavsiye edilmez hale geldi.

Hal böyleyken kaçınılmaz son doğal güneş kremleri.

Evet güneş faydalı olduğu kadar da zararlı. Bir yandan müthiş bir şekilde d vitamini sağlıyor ama bir yandan da yaydığı ışınlardan korunulmadığı takdirde kanser türlerine sebep oluyor. Cildin erken yaşlanması vb bunları saymayacağım bile ama çocuğunuzun DNA sını dahi etkiliyor olduğunu söylemem yeterli zannedersem.

Güneş kremi evet şart. Ve seçimlerimizi birkaç basit noktaya dikkat ederek yapabiliriz aslında. Mesela, kimyasal olmaması, içeriğinde kesinlikle paraben olmaması gibi.
Aklınızda bulunmasını istediğim bir noktada şu ki, seçim yapacağınız güneş kremi doğal bir güneş kremi ise maksimum 30 faktör olabiliyor. 30 faktörün üzerinde olduğu takdirde kimyasallar giriyor işin içerisine. Bu sebeple 50 faktör ve doğal diye bir şey mümkün değil. Zaten hepimizin aslında yanlış bildiği bir konu da şu ki, “ne kadar çok faktör, o kadar iyi koruyor” algısı. Halbuki faktör arttıkça sadece koruma süresi artıyor koruma kalitesi değil. Mesela 30 faktörlü bir güneş kremi 45 dakika optimum koruma sağlarken, 50 faktör 55 dakika optimum koruma sağlıyor. Koruma kalitesi aynı sadece 10 dakika fazla koruması için ciddi kimyasallara maruz kalıyoruz veya maruz bırakıyoruz çocuklarımızı.

Ben her 45 dakikada maksimum saat başı yenilediğim 30 faktörlü doğal bir güneş kremi kullanıyorum kızım için. Hem içim rahat hem de kızım.

DSC07146

Bizim tercihimiz ise Trukid Sunny Days veya Trukid Everyday Play 30 faktörlü doğal güneş kremleri oluyor. Başta da dediğim gibi, çocuğumun yüzü dahil tüm vücuduna sıklıkla sürdüğüm bir şeyin doğal olması çok önemli tıpkı kendileri gibi.

Nereden temin edebilirim derseniz www.dogalbebegim.com adresinden hem inceleyebilir hem de deneyebilirsiniz.

Sevgiyle ve içiniz rahat kalın…

Bir Mavibebegim tavsiyesidir.

DSC07149

Türkiye’nin İlk ve Tek Bor İçeren Çamaşır Deterjanı

Biz anneler hep hassasızdır söz konusu çocuğumuz olduğunda. Dünyada kendimiz dahil hiç kimseyi bu denli düşünmeyiz ve başka hiçbir konu için bu denli araştırmayız belki de. Hatta şöyle diyeyim, okuduğumuz okullarda yıllarca aldığımız eğitimlerde bile bu denli hassas ve titiz olmamış olabiliriz. Çünkü biz anneyiz. Öyle bir araştırmacı ruhu giriyor ki içimize anlatam, en kral araştırma görevlisinde yoktur eminim bu ruh;) Bir şey duyduğumuzda, bir şey öğrendiğimizde ya da bir şey keşfettiğimizde… Hem deli gibi araştırmak hem de deli gibi paylaşmak istiyoruz çünkü biliyoruz ki bizim gibi bir sürü anne var.

İşte yine öyle günlerden biriydi benim için. Bir arkadaş grubumuz var, çocuklarımıza yaptıklarımızı, kullandıklarımızı, öğrendiklerimizi paylaştığımız. Bu sefer ki konumuz çamaşır deterjanı idi. Önemli ve hassas konulardan biri daha. Kendimiz söz konusu olsa tek cümlede bitebilecek bir konu aslında. “İnatçı lekeleri bile iyi temizliyor mu?” Bu kadar basit aslında. Fakat söz konusu çocuğumuz ise bir çamaşır deterjanı hakkında saatlerce soru sorabilir ve bu konunun üzerine uzun uzun sohbet edip, bir de yetmezmiş gibi sonrasında uzun uzun araştırma yapabiliriz. Annelik işte, biraz delilik değil mi;)

Hazırsanız sorulardan birkaçını yazayım sizler içinde:)

Organik mi?
Organikse neye göre? İçeriğindeki maddeler neler?
Kokusuz mu?
Hassas ciltler için uygun mu?
Antialerjik mi?
İyi temizliyor mu?
Kalıntı bırakır mı?

….

Bu sorular alır başını gider, bu yüzden en iyisi ben burada sorularıma son verip, bu uzun uzun konuştuğumuz çamaşır deterjanı hakkında sizlere de bilgi vereyim. Minoris Baby ismi. Bebekler için özel olarak hazırlanmış organik bir çamaşır deterjanı. İçeriği uluslar arası akredite labaratuarlarında onaylanmış, kokusuz, antialerjik, hassas ciltler için uygun, iyi temizleyen bir çamaşır deterjanı ya da Minoris Baby için bebek çamaşırları temizleme sıvısı demek daha doğru olur. Ama benim en ilgimi çeken nokta şuydu ki Türkiye’nin ilk ve tek bor içeren bir çamaşır suyu olması.Bor’un önemi nedir diye sorarsanız; Bor lekeler üzerinde oldukça etkili bir etken ve çamaşır dokusuna zarar vermeden direkt lekeler üzerinde çalışan önemli bir temizlik ajanı yani kısacası iyi bir dezenfektan olduğunu öğreniyorum.

Tüm bunlarla birlikte Minoris Baby; Sls, Sles, Fosfat, Optik ağartıcı, Sentetik Parfüm, Boya, Paraben ve Petrokimya türevi hiçbir madde içermediğini, ürün içeriğinin organik olduğunun uluslar arası akredite labaratuarlarında onaylandığını ve içeriğinde günlük hayatta tükettiğimiz zeytinyağı, Ayçiçek yağı, karbonat, limon tuzu gibi hammaddelerin kullanıldığını da öğreniyorum.

DSC07404

 

Kısa bir süre önce keşfettiğim ve kullanmaya başladığım Minoris Baby’i sizlerle tanıştırmak istedim. Bir anne, bir Mavibebegim tavsiyesi ve tanışıklığı gibi düşünün.

www.minorisbaby.com dan detaylıca inceleyebilirsiniz.

Herşey bir çocuk için değil, tüm çocuklarımız için çünkü.

Sevgiyle kalın…

DSC07381

Çocuklarda Diş Sağlığı

Kızım Mavi iki buçuk yaşında ve düzenli bir diş kontrolüne inanan bir aileyiz. Çünkü oluşabilecek bir problemin tedavisinin daha zorlu bir süreç olacağının farkındayız ve bu sebeple sorun yaşamadan kontrole gitmek ve olası sorunların bu sayede önüne geçebilmek çok daha kritiktir bizce. Hele ki konu sağlık ise. Ve hele ki konu ağız diş sağlığı ise. Çünkü süt dişlerinin normal dişlere göre daha çok organik madde içerdiğini ve bu sebeple çürümeye daha yatkın olduğunu biliyoruz. Ve doktorumuzun da söylediği gibi süt dişleri kapladıkları alanı kendilerinin yerine gelecek olan kalıcı diş için korumakta ve kalıcı diş sürerken ona rehberlik yapmaktadır. Ve bununla birlikte sağlıksız süt dişleri çürük, ağrı, çiğneme zorluğu, beslenme bozukluğu ve erken dönemde tedavi edilmediği takdirde, ileride diş çarpıklığı, çene gelişiminde bozukluk ve genel sağlık problemlerine (romatizmadan kalp rahatsızlıklarına kadar) sebep olabilecektir. Dolayısıyla süt dişlerindeki çürükler, “nasıl olsa yerine yenileri gelecek” yanılgısına düşmeden tedavi edilmelidir. Ya da tedavi edilmesine gerek kalmadan bakımı düzenli yapılmalıdır. Biz ikincisini seçenlerdeniz. Bakımı ile kastımız da çok basit aslında düzenli bir diş fırçalama alışkanlığının kazanılmasından ibaret sadece.

Bu alışkanlığının kazanılmasına dair Çocuk Diş Hekimi Sevgili Pedodontist Yard. Doç. Dr. Pınar Karataban ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Ben sordum, Sevgili Pınar Hocam cevapladı. İşte diş fırçalama alışkanlığı ile ilgili edindiğimiz bilgiler:

IMG_9232

Çocuklarda diş fırçalamaya ne zaman başlanmalıdır?

Dişler ilk çıktığı andan itibaren başlanmalıdır. İlk temizlik ılık suya batırılmış gazlı bez ile yapılmalı. Sonra diş sayısı arttıkça çocuğunuzun yaşına uygun, yumuşak kıllı, küçük başlı bir diş fırçası ile günde en az iki defa olmak üzere tercihen ana öğünlerden sonra dişleri fırçalamaya başlamalıyız. Diş fırçalamada önemli olan istikrar ve ebeveynin çocuğuna rol model olmasıdır.

Diş fırçası ile ne zaman tanışmalı çocuklarımız?

Çocuğunuzun elleri fırçayı kavrayabildiği andan itibaren diş fırçasıyla tanışmalıdır. Daha sonra etkin fırçalanıp fırçalanmadığına bakılmaksızın fırçayı ağzına sokup hareket ettirmesi yeterlidir. Bu hareket ilk alışkanlığın başlangıcıdır. Çocuk 7-8 yaşına gelinceye kadar etkili bir diş fırçalama yetisi kazanıncaya kadar ebeveyn tarafından yapılmalı. Üzerine çocuk da kendi fırçalamasını yapmalı. Bunun yetisini öğrenebilmeli. Sadece düzenli bir fırçalama da yetmiyor tabi, beslenme de çok önemli. Yoğun tatlı beslenmeden kaçınılmalı. Çünkü yoğun şeker tüketimi diş çürüklerinin ana sebebidir.

Diş macunu seçiminde nelere dikkat edilmeli?

Diş macunu seçerken, öncelikle yaşına uygun bir macun tercih edilmeli ve özellikle tükürme yetisi olana kadar florür içermeyen diş macunu tercih edilmesini öneriyoruz. Çocuğa fırçalama alışkanlığını kazandırmak ve diş fırçalamayı sevdirmek amacıyla diş macunu seçiminde beğeneceği bir aromayı tercih edebilirsiniz.

Diş fırçası seçiminde nelere dikkat edilmeli?

Çocuğunuzun yaşına uygun, yumuşak kıllı, küçük başlı ve çocuğunuzun eliyle kavrayabileceği bir diş fırçası tercih etmeye özen göstermeliyiz.

Diş fırçası ne kadar sıklıkla değiştirilmeli?

Çocuklarımızın diş fırçalarının 3 ayda bir değiştirilmesini öneririz. Çünkü çiğneme vb gibi sebeplerden dolayı çocuklarımızın diş fırçalarında hızlı bir deformasyon söz konusudur.

Çocuğa diş fırçalama alışkanlığı nasıl kazandırılır?

Çocuğunuza diş fırçalama alışkanlığı kazandırmak istiyorsanız rol model olarak sizi örnek alacağını bilmelisiniz. Çocuklar ebeveynlerini ve kendilerinden büyük kardeşlerini dişlerini fırçalarken gördüğünde kendisi de fırçalamak isteyecektir. Çocuğunuz 7-8 yaşına gelinceye kadar, dişlerini fırçaladıktan sonra sizin de tekrar üzerinden geçmeniz, kontrol etmeniz önemlidir. Bunun için şöyle bir yol izleyebilirsiniz. Karşılıklı diş kontrolü yapın, çocuğunuz da sizin dişinizi fırçalayıp kontrol etsin, siz de onunkini, oyun gibi aslında. Bu sayede diş fırçalamayı da bir oyun haline çevirerek diş fırçalamayı ömür boyu sevdirecek bir alışkanlık haline getirmeye çalışabiliriz.

Ne kadar zamanlarla diş hekimlerine kontrole gidilmeli?

İlk diş hekimi ziyaretini 1 yaş civarı öneriyoruz, ve sonrasında problem yoksa 6 ayda bir düzenli kontrole gidilmesini tavsiye ediyoruz. Problem olduğu noktada ise diş hekiminiz sizi daha sık görmek isteyecektir.

Ve şöyle bitiriyor Sevgili Pınar Karataban sözlerini;

“Diş çürükleri çağımızın en yaygın hastalığı olarak kabuk edilmelidir. Ve bu hastalığı önlenmenin yolu ise çok basittir. Dengeli ve dikkatli bir beslenme programı, rutin diş kontrolü ve düzenli diş fırçalama ile diş çürüklerinin önüne geçmek çok kolaydır. Bu kadar basit bir çözümü göz ardı etmemeli ve çocuklarımızın küçük yaşta diş fırçalama alışkanlığı kazanmaları için biz ebeveynler olarak üzerimize düşeni yapmalıyız.”

IMG_8667

Çocuk Diş Hekimi Pınar Hanıma teşekkürüm çok büyük ve yazıyı bitirmeden önce ben de deneyimlerimden kısaca bahsetmek istiyorum. Kızımın dişleri yeni çıkmaya başladığı dönemlerde, gece uykusu rutinimizin bir parçasıydı ağzını dişlerini temizlememiz. Yarım çay bardağı ılık suyun içerisine azıcık karbonat koyar, karıştırır ve gazlı bezi parmağıma geçirip, o suyun içerisine hafif hafif batırıp ağzının içini, dişlerini, diş etlerini temizler, masaj yapardım. Kızım yürümeye ve eliyle bir şeyleri kavramaya tutabilmeye başladığı zamanlarda, bir yaş civarı başladık diş fırçalamaya. Diş fırçalama alışkanlığı kazanabilmesi ve diş fırçalamanın eğlenceli bir şey olduğunu düşünüp bunu sevebilmesi ve ömür boyu diş fırçalamanın keyifli olduğunu yaşayabilmesi için oyun gibi yapıyorduk. Bir diş fırçalama şarkısı da eşlik ediyordu seremonimize. Şuan kızım iki buçuk yaşında ve keyifli bir diş fırçalama alışkanlığımız var her sabah ve her gece. Emiyordu o diş fırçasının üzerindeki macunu, yalıyordu, fırçayı ısırıyordu ama yapacak bir şey yoktu çünkü önemli olan dişlerinin sağlığı ve bu alışkanlığı kazanabilmesiydi benim için. Bu sebeple ben de diş fırçalama sürecimize başladığımız ilk günden bu yana Jack and Jill diş macunu ve diş fırçası kullanıyorum kızım için. Tamamen doğal olması sebebiyle içim müthiş rahat. Diş fırçası ve macunu arayışındaysanız güvenle tavsiye edebilirim.

IMG_8673

www.dogalbebegim.com dan inceleyebilirsiniz detaylıca.

Sevgiyle, keyifle ve sağlıkla kalın…